Pektusum.com’da pektus öyküleri havuzu oluşturmak istediğimiz için ameliyat olamaya karar veren hastaları operasyon öncesi ve sonrasında ziyaretlere gidiyorum. Hastane ziyaretlerimde hasta ve hasta yakınları ile aramızda geçen diyalogları, Pektusum.com ziyaretçilerine aktarmak adına, hikayelerini sizlerle de paylaşmak istiyorum…
İlk hikayemiz..
İlker 17 yaşında küçüklüğünden beri göğüs deformitesini kendine sorun etmiş bir genç. Öncelikle televizyondan duymuş bunun bir rahatsızlık olduğunu ama tedavi yöntemleri ile ilgili fazla bilgisi yokmuş. Sadece ameliyat olması gerektiğini annesi ile paylaşmış. Bir genel cerrah ile görüşmüşler ama anatomik yapısından kaynaklı olduğu söylenmiş İlker'e ve ailesine. Annesi de titizlikle çocuğunun psikolojisini düşünerek onun arkadaşlarından farklı olmadığını İlker'e empoze etmeye çalışmış.
Yakın bir akrabalarının çocuğu Nuss operasyonu geçirene kadar...
Hastayı ziyaret eden amcası İlker'in aynı sıkıntıyı yaşadığını düşünerek, bu yöntemle düzelebileceğini İlker’in ailesine anlatmış. İlker de ameliyat olmak istediğini söyleyince Marmara Üniversitesi Göğüs Cerrahisi servisinde muayene ve tetkikleri yapılarak ameliyat tarihine karar verilmiş.
(Operasyon öncesi ziyaretimde ilk kez ameliyat olacak her normal insan gibi endişeli görünüyordu İlker ancak sonrasında sonuçtan çok mutluydu.)
Operasyon sonrası İlker’i ziyaretimde refakatçı olarak yanında kalan annesi ile de tanıştım. Kendimi tanıtıp geçmiş olsun dileklerimi sunduktan sonra servisin koridoruna çıktık birlikte ve sohbete başladık.
Annesi "benim oğlumunda ikizi varmış" dedi ve bana sarıldı. "Aynı dertten muzdarip" deriz hani kastettiği aynı rahatsızlığı yaşamış birini görmüş olmaktı. Gözlerinin içi parlıyordu. Oğlu düzelmişti ve çok mutluydu.
Onu en iyi benim anlayacağımı düşünerek oğlunun hikayesini anlatmaya başladı..
İlker'in küçüklüğünden beri pektus deformitesi olduğunu ve bu durumu kendine çok dert ettiğini dile getirdi. Kendi için bol kıyafetler seçiyormuş, denize girerken bisiklet için kullanılan korumalıkları göğsüne sarıp arkadaşları görmesin diye kapatmak istiyormuş ya da bandaj kullanıyormuş...
Annesi bu durumun onları nasıl etkilediğini “Bir anne çocuğu ameliyata girecek diye sevinir mi? Biz sevindik. Babası ve ben o duruma geldik, onun bu haline oğlumuzdan daha çok üzülüyorduk” cümleleri ile dile getirdi.
Pektus hastalarının ve yakınlarının psikolojik açıdan ne kadar etkilendiğinin yadsınamayacağını böylelikle tekrar görmüş oldum. Ben Nuss operasyonu geçirmiş biri olarak operasyon sonrası normal hayatıma ne kadar çabuk döndüğümü anlatarak İlker’in annesini rahatlatıp hastaneden ayrıldım...
Sonuç
Hikayemiz mutlu sonla bitiyor… Yüzü gülen bir anne, rahatlıkla denize gireceği günleri hayal eden bir genç..
Operasyon geçiren diğer pektus hastaları gibi İlker de sosyal hayatında daha mutlu, insanlardan uzak durmak yerine daha fazla kendine güvenen bir birey olarak bundan sonra hayatına kısıtlanmadan sağlıkla devam edecek.
Hikayenizi bize göndermek için
Herkese sağlıklı günler dilerim.
Pektusum.com