Pektus ekskavatum (kunduracı göğsü) göğüs kemiği ve kaburgaların değişik derecelerde depresyonu ile karakterize bir göğüs duvarı deformitesidir ve göğüs duvarının en sık rastlanan anomalisidir. Deformite doğumdan itibaren belirgin olabilir veya doğumdan bir yıl sonra ortaya çıkar ve ilerleme eğilimi gösterir. Genellikle 7 – 9 yaşlarında sabit hale gelir. Olguların çoğunda çöküntü göğüs kemiğinin gövde kısmındadır ve derinlik göğüs kemiğinin en alt ucunda maksimum düzeydedir. Göğüs kemiğinin en alt ucundaki çıkıntı tam oluşmamış, göğüs kemiğinin altında, ayrık, dönmüş ya da bir tarafa kaymış olabilir. İlk iki kaburganın çöküntüye katılmaları nadirdir. Deformite ortada ya da asimetrik olabilir.
Asimetrik olgularda çöküntü daha çok sağ tarafta görülür ve göğüs kemiğinin uzun ekseni etrafında sağa dönmesi olaya eklenir. Bu tip deformitesi olan kızlarda sağ memenin diğerinden daha küçük oluşu görülebilir. Şiddetli pektus ekskavatum olgularında çöküntü çok derindir ve göğüs kemiği omurgaya değebilir.
Pektus ekskavatumlu çocuklar genellikle ince ve yassı göğüslü, hafif kambur duran çocuklardır. Olguların dörtte birinde skolyoz mevcuttur.
Pektus ekskavatum anomalisine genel popülasyonda 300 doğumda bir rastlanmaktadır. Erkek / kadın oranı 3/1’dir. Belirtiler deformitenin derecesiyle ilgilidir, hafif deformiteler genellikle belirti göstermez. Daha ileri deformitelerde eforla gelen göğüs ağrısı, çarpıntı, hareket kısıtlılığı görülebilir. Mitral kapak prolapsusu bu olgularda belirtilerin sebebi olabilir ve olguların %15’inde görülür.
Pektus ekskavatumda ciddi dolaşım ve akciğerle ilgili bozukluk olmadığı için sorun estetik olarak da değerlendirilebilir. Ancak orta ve ileri derecede deformitesi olan çocuklarda ameliyatın çocukların fiziksel kapasitelerine de katkı yaptığı bilinmektedir.